Türkçe English العربية

Kudüs Gazisini Ziyaret

Kudüs Gazisini Ziyaret


​Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen “Öfke Cumasında” bacağından yaralanan Türk Gazimiz Amine Nur Güney’i ve ailesini Burak derneği Hanımlar başkanı Saadet Gelembe ve Burakder çekirdek ekibi olarak ziyerette bulunduk.
​Kudüs davası bizi kardeşlikte buluşturdu. Gazimiz ve ailesi bizi çok güzel karşıladılar. Dernek olarak hediyelerde bulunduk. Annesi Mescidi Aksada “Anlımı secdeye koyamadım ama kardeşlerimin derdine ortak oldum orada bombalar, ses bomları atılırken zerre korku yoktu. Filistinli kardeşlerimizin gözünden utandım, halimden doğruldum, o topraklar insana ayrı bir ruh hali veriyor, eli silahlı askerlerden korkmuyorsun aksine onlar senden korkuyor.” diye duygularını tarif etti.
​Kudüs Gazimiz Amine kardeşimizin dilinden dinleyelim yaşadıklarını ‘’ O gün namaz için gitmiştik Mescidi Aksaya, bir gün önce Perşembe akşamı da rehberimiz Cuma günü çok yorulacağız, Cuma namazı ve gezeceğimiz yerlerin yoğunluğundan bahsetti, isteyen otelde istirahat edebilir, namaza gelmek isteyen de gelebilir dedi. İlk başta terettütte kaldım, ertesi gün çok yoğun geçecek (Cuma günü) otelde dinlensem mi diye. Sonra dedim ki sen buraya kadar gelmişşsin hiç bir şeyini kaçırmamam lazım, her şeyinden faydalanmam lazım diye düşündüm. Niyetimi değiştirdim ben de Allah rızası için gideyim namaza dedim. Gittik. Esbat kapısının üst tarafından çıktık, daha gitmeden biz, biraz yürüdükten sonra işgalci askerler koşa koşa gelmeye başladılar. Eyvah dedik, çatışma başlamış, ses bombaları, mermi sesleri.. Filistinliler taşlarla karşılık veriyor, yanımızdan devamlı yaralılar geçti. Kadınlar, çocuklar erkekler olsun.. Rehberimiz bizi kenarda bir yerde bir yere ayrılmamızı söyledi, daha sonra dışarı çıktık, tabi gördüklerimizin verdiği üzüntüyle hüzünle kavşağa geldik. Kavşağa geldiğimizde galiba kafile olduğumuzu anlamadılar toplu olarak görünce, korkak oldukları için bizden korkmuş olacaklar ki, kalabalık görünce dört taraftan etrafımızı sardılar. O an görmedim kafileden arkadaşlarımıza silahlarını bize doğrultuklarını, daha sonra rehberimiz söylemiş biz Türkiye’den geliyoruz, otelimize dönüyoruz diye. O arada ne olduysa bacağımda bir acı hissetim, video’da da var, sağımızdan solumuzdan işgalci askerler her tarafdan çevirmiş etrafımızı sonra belki ufak bir taştır dedim ama acısı çok fazla olduğu için üstüne basamadım, yürüyemedim. O an her şey saniyelik oldu ambulans geldi, ambulansa alıp direk hastaneye götürdüler. Ben televizyonda görüyordum hep, annemle diyorduk ki, anne bu ambulanslar - taksiciler nasıl müşteri bekler boşta varsa aynen o şekilde nasıl bu kadar aniden geliyorlar, böyle bir anda beliriyorlar diyordum. Birebir televizyonda gördüklerimin her anını orada yaşadım. Hastaneye giderken olsun, ambulansın içindekiler görevlilerin ilgisi, normalde bacağıma baktığınızda çok ağır bir durum yok ama onların ilgilenmesi alalkaları beni çok fazla derinden yaraladı. Hastaneye gittik, hastanedeki doktorların ilgisi alakası, benden daha ağır yaralılar vardı, röntgene gönderdiler beni ben sırada bekliyorum benden ağır yaralılar var, teyzeler var, yaralı gençler, bacağında patlamış ses bombası, kafasında patlamış yüzü yaralı, gerçekten çok kötüler ama bana bakışları Türkiye dediğimde gözlerindeki o umut o ışık ve kendilerinden ziyade hep beni öne aldılar . (Evet gerçekleşiyor biz çatıştık ve onlar Türkler yanımızda beklentileri de bu yönde,oradaki Alimler de hep bunu söylüyorlar, ya bir Türk Fatih gelecek inşallah. Evet başladılar gelmeye, inşaallah bunun tecellisini görmek mutlu etti belkide onları .. kendi yaralarını unuttular belkide..)
​Kesinlikle babamada dedim hastanede benden daha ağır yaralılar var söyle onlar girsin ama doktor çıkıyor direk doktora beni gösteriyorlar alın bununla ilgilenin diye yani o an bacağımmış, yarammış, acımış, hiçbirşekilde hissetmedim unuttum, kardeşimizin derdiyle dertlendim .
(Oradaki ağır yaralı kardeşlerimiz ben öleyim, canım gitsin ama Türkiye yanımızda, Ümmet el uzatıyor.. bunun verdiği umutla Filistin’li kardeşlerimiz yarasını acısını umursamıyor. Onun verdiği coşku, Allah onlardan razı olsun, ben kendim utanıyorum, Onlar orada Ümmetin namusu miraç mekanın nöbetini beklerken biz burdayız. Bizim kafile yüzlerce, binlerce Türkün onlaların yanında olması lazım.
​Her zaman sürekli Türk deyince heyecanlanıyorlar. Osmanlı geldi deyip sarılıyorlar, anamız, babamız geldi kendi kulaklarımla duydum ne olur bizi bırakmayın, unutmayın diyor, hep gelin diyorlar. Ölmek değil aç kalmak değil işgal askerlerinin elinde sıkıntı çekmek değil yalnızlık bizi öldürdü..
Nurcan ablamız ağlaya ağlaya şahit olduklarını anlatıyor
Ailemiz Turist gibi gidip gelmek yerine filistin halkıyla ribat tutmayı tercih etti. Allah onlardan razı olsun kardeşlerimizi derdiyle dertlenmek nasip oldu.
​Annemiz videoda dediği gibi kardeşlerimizin, Aksa’mızın kurtuluşuna vesile olsun inşAllah, bu ziyaretimizin temelinde de bu vardı, ailecek niyet ettik biz oraya turistik gezi için gitmedik, eşim, kızım, ben bu niyetle yola çıktık, Rabbim nasip etti kızıma gazilik.
Yoksa gidelim gitmiş olalım diye gitmedik evden çıkarken abdestlerimizi alıp niyetlerimizle çıktık yola ..
​Sömestır tatilinde de umre ziyeretimiz oldu Amine’ye gel gidelim kızım dedik, büyük kızımın ikiz yavruları oldu, ablamı bırakmayayım yalnız dedi, gelmedi kızım, Kudüs’e nasip oldu. Amine kardeşimiz ablası için fedakarlık yapmış ama Rabbim bu fedakarlıklarının karşılığını gazilik nasip etti, elhamdülillah. Aksa sızlayan bir yara, Aksa deyince akan sular durdu. Niyetimiz oradaki kardeşlerimizin derdini paylaşmak, yanlarında olmak. Annemiz orada çatışma var yorgunmuş hiç umrumda değildi. Ben yerimde duramam yerimde, benim Aksa’ya gitmem lazım, kardeşlerimin yanında olmam lazım, onların yaşadıklarını yaşayıp kendimi onların yerine koyayım hissedeyim hissettiklerini.. Mescidi Aksa sadece Filistinlilerin değil orası Ümmetin kalbi, Ümmetin merkezi orası, bunu Yahudi çok iyi biliyor bu zulüm bundan. Allah nurunu tamamlayacaktır, o Yahudi siyonistlerin son çırpınışları .. bize sabır düştü zaferde hak ..
​Şu da bir gerçek, her birimizin sırtındaki yük çok fazla Mescidi Aksa bizlere Türkiye’ye, dünya Müslümanlarına unutturuldu. Bir iki ay önce yoldan geçerken komşumuzla aramızda diyaloğumuz oldu, abla dedim, şuradan geçerken iki kişiye sorsak Aksa nerede, Filistin nerede bilirler mi? İnanın ki bilmezler. O ara bir patlama gibi bir ses duyuldu arkadan da iki kız geliyor hemen muhabbet başladı siz de korktunuz değil mi, bizde korktuk, Filistin’de kardeşlerimiz bu seslerin altında yaşamaya alışmak zorundalar. Filistin neresi bilir misiniz, duyduk sanki Mescidi Aksa neresi bilir misiniz boş gözlerle bakıyorlar. Bize çok iş düşüyor, her gördüğümüz insana anlatmalıyız, alışveriş yapıtğımız insana, her yerde Mescidi Aksa neresidir, Filistin neresidir, oralar Peygamber secdesi görmüş topraklar şimdi içimde hep bu duygular imkanım olsada feryad etsem Eskişehire..

​Her birey sizin gibi olsa, herkes anlatsa, o sesler ne olur özgür Kudüs’e giden yol olur biznillah. O tekbirlere tahammül edemedi siyonistler saldırdılar her zaman ki gibi silahsız halka onlar kaybetmez, şehitler onlar ölse de kalsa da kazananlar. Biz susarsak, biz duymazsak, sırtımızı dönersek kaybeden biz oluruz, safımızı belli edelim, gidelim, gitmeye imkanlar oluşturalım. Herkes Aksa konusunda üzerine düşeni yapması lazım. Devletin, stk’ların, havayolu şirketlerinin, herkesin üzerimize ne düşüyorsa yapmak zorundayız. Burak derneğininde ilk hedefi bu, Aksa tanınsın, Mescidi Aksa nere, Filistin nedir, bizim için önemi nedir, neden kutsaldır, bizim neyimiz olur Aksa, en önemlisi biz ne yapabiliriz Aksa için. İlk derdimiz bu, ikinci derdimiz yardım etmek, zeytin yağları göndermek, önemlisi oraya bizzat gitmek ..
​Ziyeret boyunca annemizin hep gözü yaşlıydı, Aksa’nın bereketi iliklerine kadar işlemiş ailenin büyük kızı, babam bizi hep bu şuurla büyüttü, küçükkenparkta ata binerken biz Ayasofyaya giderdik, bununla eğitti babam bizi ..
Kızımızın annesinin izlenimleri ; Filistin halkı çok eli açık Aksaya evlerinden su dondurmuşlar getirmişler insanlara dağıtıyorlar kimisi kahve getiriyor ikram ediyor ellerinde ne varsa .Bir tanesine dedim al kardeşim bununla buradakilere birşeyler al dağıt dil bilmiyoruz ama bir şekilde anlaşıyoruz , verdiğimi almadı okadarda onurlular . Çok farklı oranın atmosferi çok farklı. Öfke cumasına bizde gittik duramayız yerimizde kafilemizle oradaydık . İki rekat Cuma namazına dahi tahammül etmediler daha namaz bitmeden ses bombalarını patlatmaya başladılar . O an ben de bir sakinlik bir hal var hiç korkmuyorum tepemize düşsede yanımızda patlasada hiç ölecek gibiymişim en ufak korku tereddüt yaşamadım .
Bir boşluk vardı aksanın duvarında itfaiye binasıymış o araya ses bombası düşünce normalden daha fazla ses çıkarıyor .Kızım ve kafileden Elif hanım birbirine sarılmışlar. O esnada ay kızım korkma ya da başka bir şey demek gelmedi içimden .Döndüm Filistinli bacılarımıza baktım, inanırmısınız zerre miktar endişe korku yok dimdikler kendimden utandım onların hallerinden .
Maddi manevi yardım etmemiz gerekiyor o kardeşlerimize dualarımızla yardımlarımızla sahip çıkmamız lazım . Ben Aksaya dünya Müslümanlarının kalbi diyorum Siyonist kafirler tarafından kalbimiz parçalanmaya sökülüp alınmaya çalışılınıyor .Filistin köylerini birbirinden ayırmışlar utanç duvarıyla bölöüşler parçalamışlar kalbimizi çalmaya çalışıyorlar .Hep duam şu bütün planlarını Rabbim başlarına versin imşAllah . Soyu kesik bir millet son dönemlerini yaşıyorlar Allahın izniyle . Bizim halk olarak toplum olarak bilinçlenmemiz lazım yeterli mi değil.
Saadet G . siz savaş ortamı olduğunu bilerek buradan kalkıp gittiniz Müslüman alemine ne diyorsunuz ? Gidilmeli mi?
7 yaşından büyük çocuklarınızı alıp gidin gidilmesi gerekiyor .Şu durumda bile gidin asıl bu durumda gitmemiz gerekiyor ribat tutmamız .Böyle durumlarda okadar ihtiyaç var ki bizim onlara destekçi olarak orada bulunmamız lazım . Hiçkimse korkmasın korkulacak endişe edilecek bir durum yok .Allahuteala insanın içine öyle bir huzur veriyor ki oraya gidince orada olduğunuz zaman o oramda bulunduğunuz zaman bambaşka bir hale giriyorsunuz .
Ferdi olarak bütün Türkiyelilerin kalbinde Kudüs sevdası olanlar beklemesinler . Bilmeyenlerde öğrensinler Mescidi Aksa neden bizim için önemlidir Kudüs neresidir . Müslümanlar için neden önemlibir merkezdir öğrensinler ,öğrendikten sonra durmasınlar çoluk çocuk toplayıp gitsinler . Her ay oraya onlarca otobüs Türkiyeden gittiğini düşünün onlarca uçak gittiğini düşünün .
Siyonistler inanın korkaklar yani ödleri patlar biz akın akın oraya gitsek. Vebaldir imkanı olup gitmeyenlere para verip denize tatile gidenler Kudüsede gitmelidir mesulüz gitmemiz boş bırakmamız lazım .
Kudüsde bir sürü peygamber mezarları var sahabelerin kabirleri var . El Halile gittik Halilulrahman camisine girdik içinde İbrahim aleyhisselamın kabrine gittik ikiye bölmüşler kabri hemen arka tarafı sinegog orada Yusuf aleyselamın , Yakup aleyhiselamın Laika validemizin mezarları var .Caminin %60’ını almışlar mezarları o tarafta kalmış sinegog olarak kullanıyorlar .O camide başıma bir şey geldi ben girdiğimde bilmiyordum caminin ayrıldığını felan gitmişim gitmişim tam o ayırdıkları duvara oturmuşum oraya bende oradayım tepemde kocaman bir kamera dua yapıyoruz sesli sesli amin diyorum ben bilmiyordum ama eminim duymuşlardır Rabbim kalplerinde korku salsın korkuyorlardı . Orada ezanları okutmuyorlarmış keyiflerine göre . Ben oradayken tık tık ses geldi anlamadım imam geldi uzun süredir ezan okuturmuyorlardı hamdolsun okuyacağım dedi kendi diliyle ve biz oradayken çok güzel bir ezan okudu . senin peygamberin yakup İbrahim peygamberin ahirette sormayacak mı ey iman edenler beni bu alçaklar abluka altına aldı sen neredeydiniz demeyecek mi .şikayet ettik uyuyan Müslümanları şikayet ettik hep dua ettik bu ziyeretimizi kurtuluşa vesile kıl diye . Rabbim biz aciziz günahkarız geç kaldık . Gidip bu zülmü yerinde görmeyen tam manasıyla anlayamaz özellikle çatışma zamanında gidilip görülmelibir şekilde gidip yerinde şahit olmak gerek . .